Birçok kişi ev alırken aynı cümleyi kurar:
“Hem kullanırım hem yatırım olur.”
Ama pratikte bu iki kavram çoğu zaman birbirine karışır.
Çünkü her kullanılan ev yatırım değildir.
Bu yazıda şu sorunun cevabını netleştiriyoruz:
Bir ev ne zaman gerçekten yatırım olur?
Yatırım demek:
Değerini koruyan
Zamanla artıran
Sahibini finanse eden
bir varlığa sahip olmak demektir.
Sadece satın almak,
sadece “bizim olsun” demek
yatırım anlamına gelmez.
Bir evin yatırım olup olmadığını anlamak için tek bir soru yeterlidir:
“Ben bu evde yokken bu ev bana ne sağlıyor?”
Eğer cevap:
“Hiçbir şey”
“Masraf çıkarıyor”
“Boş duruyor”
ise, bu ev keyif evidir.
Eğer cevap:
“Kira geliri”
“Döviz bazlı kazanç”
“Talep gören bir lokasyon”
ise, bu ev yatırım evine yaklaşır.
Yatırım olan ev, sahibini yılın büyük bölümünde besler.
1–2 aylık kullanım dışında kalan zaman planlıdır.
Aynı ev, aynı manzara…
Ama gelir TL mi, döviz mi?
Uzun vadede bu fark:
Getiriyi
Birikimi
Değer artışını
belirler.
Yatırımcı şunu bilir:
“Bu evi 5 yıl sonra kim neden almak ister?”
Bu soruya net cevap yoksa,
o ev yatırım olmaktan uzaklaşır.
Çünkü ev alırken:
Duygu önde gider
Hesap geri planda kalır
Oysa yatırımda tam tersi olmalıdır.
Keyif anlıktır.
Yanlış karar uzun vadelidir.
Deniz, güneş, yaşam tarzı…
Bunlar birçok yerde benzer olabilir.
Ama:
Kira potansiyeli
Gelir para birimi
Talep profili
aynı değildir.
Bu yüzden bazı evler sadece yaşatır,
bazıları ise taşır.
Bu noktada herkesin kendine dürüstçe sorması gereken soru şudur:
“Ben bu evi keyif için mi aldım,
yoksa uzun vadeli bir varlık mı edindim?”
Bu sorunun cevabı:
Bugünkü bütçeni
Yarınki özgürlüğünü
doğrudan etkiler.